Uganda ve Somaliden Dönen Sağlıkçılara Tören
11 Haziran 2012 - Pazartesi 13:59
SADER, UGANDA VE SOMALİDEN DÖNEN SAĞLIK ELÇİLERİNE ÖDÜL TÖRENİ DÜZENLEDİ.

GUSAF (Güneydoğu Uluslararası Sağlık Federasyonu)  üyesi kısa adı SADER olan Şanlıurfa Sağlık Mensupları Derneği Uganda ve Somali’den dönen gönüllü doktorlar için OSM Konferans salonunda ödül töreni düzenledi. Afrika’nın mağdur insanlarına şifa dağıtarak sevgi ve hoşgörü köprüleri kurmayı hedefleyen bu sağlık elçileri, çok etkileyici kareler ve hüzünlü anılarla Afrika’dan döndüklerini ifade ettiler.

Ödül töreninde bir konuşma yapan Halk Sağlığı Müdürü Osman KOYUNCU şöyle dedi:
“Somali’yi televizyonlarda çok görmüştük, seyretmiştik ancak bizzat gidince durumun daha da vahim olduğunu müşahede ettik. Somali tam bir facia, Somali aç, susuz…Günlük sadece bir öğün ve tek çeşit yemek veriliyor. İnsanlar perişan, güvenlik sıfır. Silahlı güvenlik görevlileriyle kamplara gidip sağlık taraması yapıyorduk.
Somalinin başkenti Mogadişu’ya gittiğini başkentin bile koca bir köyden ibaret olduğunu ifade eden Koyuncu sözlerini şöyle sürdürdü: İnsanların %90’ı çadırlarda oturuyor. Çadır dediğim 2 metrekarelik derme çatma çadırlar. Yani Mogadişu koca bir çadırkent. Ülkenin %100 müslüman olduğu için Avrupa ülkelerinden bu ülkeye hiç yardım gitmiyor. Yine orda kendini dahi korumaktan aciz bir hükümet var. Batılı ülkeler orada güçlü bir hükümet istemiyor. Halk ve hükümet birbirine düşman… Orada bir şey gözlemledik; bu bizi hem üzdü hem de çok sevindirdi. Üzdü; çünkü başka ülkelerden yardıma gelen hiçbir ülke yok. Sevindirdi; çünkü orada sadece Türkiye var. Başta Kimse Yok mu derneği olmak üzere Türkiye’den gelen sivil toplum kuruluşları var. Her birimiz günlük en az 100 hasta muayene ediyorduk. Durumun vehameti için sadece yaşadığım onlarca örnekten birisini aktarayım: Kampta sağlık taraması yaparken kapı eşiğinde hıçkırıklara boğulan ve el işaretiyle çocuğunu gösteren bir kadın gözüme çarptı. Hemen onu yanıma çağırdım. Baktım ki çocuk komada, acilen müdahale ettik, serum taktık. Akşama kadar çocuk kendine geldi. Ve kadın sevinçten ellerimize sarıldı öpmek için.. Sadece bu durum bile oraya gitmemizin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Dolaysıyla Türkiye’deki bütün sivil toplum kuruluşlarını oraya gitmeye, oraya yardım etmeye davet etmiyorum ”dedi.

Daha sonra kürsüye davet edilen Şanlıurfa Çocuk Hastanesi Başhekim Yardımcı Uzm. Dr. Emin Şavik de 8 kişilik Sader üyesi bir ekiple 6 saatlik bir uçak yolculuğundan sonra Uganda’ya ulaştıklarını dile getirdikten sonra şöyle konuştu: “Oraya Kimse Yok mu derneği öncülüğünde yapılan Hastanenin fizibilitesini ve sağlık hizmetlerini yerinde görmek, sağlık taramalarını gerçekleştirmek amacıyla gittik. Oradaki Ugandalı doktorlarla görüşüp, ne tür hastalıklar görüldüğü hakkında bilgiler aldık. Özellikle yoğun olarak görülen Sıtma hastalığından dolayı çok sayıda ölüm vakaları görüldüğü bilgisi bizi son derece üzdü.” dedi.

Uganda’dan yeni dönen GUSAF Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Sader Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ömer Faruk BAYSAL ise Uganda gibi bir yerde Türkiye’yi temsil etmenin heyacanını ve gururunu yaşadığını dile getirdi. Baysal sözlerini şöyle sürdürdü: 8.ci gurup olarak Ugandaya gittik. Gurup olarak günlük 600-700 kişi muayene ediyorduk. Hizmetin büyüklüğünü orada daha iyi anlıyorsun; Tek başına bir arkadaş eşiyle birlikte orada okulun inşaatı, anaokulu, ilköğretim, lise, yurt binası, yemekhane ve 4 katlı 1600 metrekare kapalı alanı olan bir hastane inşaatına bakıyor. Eşi o kadar fedakâr ki orada bulunduğumuz sürece her akşam yemeğini bize hazırladı. Biz ısrarla zahmet etmeyin, yorulmayın dememize rağmen, O “ benim de işim bu, ben buraya Allah rızası için Hizmet etmeye geldim” diyordu. Bu durum bizi çok etkiledi. O vefayı, o fedakârlığı gördükten sonra insan kendinden utanıyor.”dedi.


Diğer taraftan da hala bizi anlayamayan insanların olduğuna ve ne işiniz var dı? diyen insanları gördükçe üzüldüğüne dikkat çeken Baysal sözlerine şöyle devam etti: “Hani Kimse Yok mu derneğinin “Teşekkür Zamanı” programında “Somali’de ne işiniz vardı” diye çok garip bir soru sorulmuştu. Ertuğrul Özkök o soruya şöyle cevap vermişti: “Eğer bu soruyu birileri kasten söylüyorsa bilemem ama gerçekten bilmeden soruyorlarsa ona aptal demek lazım.”demişti. Bu sözler onun sözleri. Kaldı ki Sizin düşünce dünyanızı, duygularınızı paylaşmayan bir insan, ciddi kitleleri etkileyen, konuşurken cümlelerini seçerek tartarak konuşan sıra dışı bir insan bunları söylüyor. Öyleyse demek oluyor ki bir yerde yoksanız, hiçbir yerde yoksunuz. Siz ülke olarak varsanız, her yerde olmak zorundasınız. Ve ısrarla söylüyorum; Afrika dünyanın geleceği, muhteşem, olağanüstü, sınırsız yer üstü zenginliklerine sahip bir kıta. Batılı misyonerler oraları yıllarca sömürdüler. Müslüman olan Uganda’nın %65’ni Hıristiyan yapmayı başardılar. Buna engel olmak için bizim orda olmamız lazım” dedi.

Kadın Doğum Hastanesi doktorlarından Uzm. Doktor Halef Aydın’ın anlattıkları duygulu anların yaşanmasına neden oldu. Aydın o anı şöyle anlattı: Uganda’da fiziki şartlar çok kötüydü. Sağlık hizmetleri Türkiyenin 1940’lı yıllarını andırıyordu. İmkânlar kısıtlı olduğu için bunaldık. Hatta burada ne işimiz var, keşke gelmesydik, diye düşündük. O gece bir arkadaşımız - isminin söylenmesini istemediği için isim vermiyorum- rüyasında Peygamberimizi görüyor. Peygamberimiz rüyada onlara: “ Ne iyi etinizde buraya geldiniz. Burada sizlere ihtiyaç vardı” diyordu. Demek ki Peygamber hizmet edilen her yere gelirmiş dedik. Ne mutlu bizlere, bu rüyaya vesile olduk diye sevinçten gözyaşlarına boğulduk. Bu rüya bizde doping etkisi yaptı. Daha bir aşkla, şevkle çalışmaya başladık. Ve iyi ki gelmişiz diye Allah’a şükrettik.

Aile Hekimi Felat Çiftçi Uganda’dan çok etkilendiğini ve 1 yıllığına Uganda’ya sağlık hizmeti vermek için gitmek istediğini dile getirirken, Yusuf Gülsarı, Ahmet Aksoy ve Mehmet Akkurt gibi aile hekimleri de  Uganda’ya gittikleri için çok mutlu olduklarını, gerekirse bir daha gidebileceklerini, Uganda’nın zannedildiğinin aksine çöl olmadığını, yemyeşil ve Cennet gibi bir ülke olduğunu, doğal kaynaklar yönünden eşsiz bir ülke olduğunu  ifade ettiler.

Şanlıurfa Diş Hekimleri Odası Genel Sekreteri ve aynı zamanda Yeşilay Şanlıurfa İl Temsilcisi Diş Hekimi Hamza Halıcı ise doktorların anlattıklarından çok etkilendiğini ifade ederek şöyle konuştu: “Acil planda Uganda’ya diş hekimi istenmediği için çok istememe ve müracaat etmeme rağmen gidemiyorum. Uygun şartlar oluşursa gitmek için gün sayıyorum” dedi.

Kimse Yok mu Derneği Şanlıurfa Şube Müdürü Mustafa Uslu Uganda ve Somali’ye giden Sader üyesi doktorlara teşekkür ederek, 2 yıl boyunca peyderpey Uganda ve Somali’ye gitmek isteyen doktorlara yardımcı olacaklarını sözlerine ekledi. 

 

 

Bu Habere puan verin:
Bu habere 4 kişi puan verdi.
takvim
Öğrencinin kapısı altın sırma ile sırınmış olsa bile ona zekat verilebilir.
 İmsak 3:32
 Güneş 5:24
 Öğle 12:42
 İkindi 16:30
 Akşam 19:41
 Yatsı 21:16
02
Şanlıurfa
Ağustos
Cumartesi
2014
Hicri
KARİKATÜR
YAZARLAR
TAZİYELER
HAFTANIN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ